BİLGİ KÜPÜ
NÜKLEER FÜZYONUN TUTUŞMASI
Gazın sıcaklığı şiddetle artar. Yıldızın oluşması sırasında hidrojen atomları çarpışarak elektronları koparır. Plazmanın sıcaklığı yaklaşık 10 milyon C'yi geçtiğinde nükleer füzyon tutuşur ve hidrojen atom çekirdekleri kaynaşarak helyum atom çekirdeklerine dönüşür. Bu süreçte muazzam miktarda enerji açığa çıkar; yıldız ışın saçmaya başlar.
(Orion Nebulası aynı adlı takım yıldızında gözlemlenebilir. En yoğun bölgeleri pek çok yıldızın doğum yeridir.)
Yıldızların kozmik üreme alanları ağırlıklı olarak hidrojen gazından oluşan yayvan nebulalardır. Bunun bir örneği olan Orion Nebulası yüksek yoğunluğuna karşın, parçalı örtü halindeki opak bölgelerle kırmızımsı bir görünüm taşır. Bu bölgelerdeki toz, yıldızlardan gelen ışığı emerek geçişini önler. Bir gaz nebulası yeterli kütleye sahipse, zamanla kendi ağırlığı altında çöker. Gaz tekil bulutlara ayrılır ve bunlar sıkışarak gaz toplarına dönüşür. Gaz daha da sıkıştıkça iç basınç artar. İç basıncın yeterli derecede yükselmesiyle gaz topu, kütleçekimi kuvvetine karşı koyabilir ve böylece çöküş durur. Çok büyük ve gazlı bir nebulada gaz dağılmaz; daha ziyade büyük top ''parçalanarak'' daha küçük toplara ayrılır. Bunlar daha sonra tekil yıldızlara ya da yıldız sistemlerine dönüşür.
(Kartal Nebulası'nın gaz ve tozundan yıldızlar oluşur. Yaydığı radyasyon gazın parlamasını sağlar.)
YILDIZLAR: ORTALIK IŞILDIYOR
Güneş sistemimizin ana yıldızı olan Güneş, insanoğluna devasa bir enerji kaynağı sağlar. Saldığı enerji yeryüzündeki hava durumu ve fotosentez gibi çeşitli süreçleri etiketler. Öte yandan Güneş'in yıkıcı bir etkisi de olabilir. Güneş aslında evrene ışık, yapı ve kimyasal bileşenler sağlayan milyarlarca yıldızlardan biridir. Bunların hepsi gelecekteki yıldız kuşaklarının kozmik döngüsü içinde bütünleşmiştir. Çıplak gözle görülebilen bütün yıldızlar Samanyolu galaksisine dahildir.
(Gezegenleri ve aynı şekilde insan vücudunu oluşturan materyal büyük ölçüde yıldızlarda üretilir.)
BÜTÜN EVREN kozmik arkaplan radyasyonuyla doludur. Bu genellikle büyük patlamadaki genişlemeden geriye kalan radyasyon olarak kabul edilir. Evrenin genişlemesinin bir sonucu olarak, bu radyasyonun dalga boyu uzamış ve enerjisi dağılmıştır. İlk aşamalarda evrenin aşamasına denk düşen enerjisi günümüzde sadece 2,7 K'dir. (Kelvin derecesi), yani mutlak sıfırın ( -273, 15 C) 2,7 derece üstündedir.Diğer bakımlardan radyasyon değişmemiştir. Radyasyon ve maddenin ilk başta yakın bağlantı içinde olmasından dolayı, kozmik arkaplan radyasyonunun büyük patlamadan kısa bir süre sonraki madde dağılımını yansıtıyor olması gerekir. (En sıcak yerler, en parlak olanlar. En soğuk yerler de, en karanlık olanlar olarak gösterilir.)
GALAKSİLER
Galaksiler dönen devasa yıldız, gaz ve toz yığınlarıdır. Bu bileşenler arasında hatırı sayılır miktarda boş uzay vardır. Biçimleri genellikle eliptik ya da sarmaldır. Güneşimiz yaklaşık 100 milyar yıldızdan oluşan Samanyolu galaksisinin sarmal kolunda yer alır. Işığın samanyolu galaksisini aşması 100 bin yılı alır. İkinci büyük galaksi Andromeda'dır. Onun ışığı 2 milyon yılı aşan bir süre yolculuk ederek Dünya'ya ulaşır. Birçok galaksi bir araya gelerek bir galaksi kümesi oluşturur.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






